Sarı Nokta Hastalığında (Makula Dejenerasyonu) Ozon Tedavisi

İçindekiler:

Sarı nokta hastalığında ozon tedavisi, retinanın ihtiyaç duyduğu oksijen miktarını hücresel düzeyde artırarak dejenerasyon sürecinin fizyolojik kökenine inmektedir. Medikal ozon, eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri) elastikiyetini artırıp en ince kılcal damarlardan bile geçmesini sağlayarak, hipoksi (oksijensizlik) nedeniyle hasar gören makula dokusunu yeniden canlandırmaktadır. Bu biyolojik aktivasyon, hastalığın temel tetikleyicisi olan oksidatif stresi nötralize ettiği için, retina pigment epitelinin metabolik atıkları temizleme kapasitesini güçlendirerek doku kaybını engellemektedir.

Tedavi yönteminin düzenli uygulanmasıyla birlikte hastaların görsel keskinliğinde ve kontrast duyarlılığında klinik olarak anlamlı iyileşmeler kaydedilmektedir. Merkezi görme alanındaki karanlık lekelerin küçülmesi veya ilerleyişinin durması, hastaların okuma, yüz tanıma ve ince işleri yapabilme gibi günlük aktivitelerdeki bağımsızlıklarını yeniden kazanmalarına olanak tanımaktadır. İlerleyici görme kaybı endişesini hafifleterek hastaya psikolojik güven veren bu yöntem, yaşam kalitesini sürdürülebilir bir şekilde yükseltmektedir.

Ozon tedavisinin sarı nokta hastalarının hayatında yarattığı değişimler şunlardır:

  • Günlük işlerde başkasına duyulan ihtiyacın azalması
  • Okuma ve televizyon izleme kalitesinin artması
  • Yüzleri ve detayları daha net seçebilme
  • Gece görüşünde ve ışık adaptasyonunda iyileşme
  • Göz yorgunluğu ve odaklanma sorunlarının azalması
  • Hastalık ilerleyiş kaygısının hafiflemesi

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Sarı nokta hastalığı tıp literatüründe bilinen adıyla makula dejenerasyonu, gözün merkezi görmeyi sağlayan makula tabakasının zamanla zayıflaması sonucu ortaya çıkan ilerleyici bir görme bozukluğudur. Hastalık, merkezi görmeyi etkileyerek okuma, araç kullanma ve yüz tanıma gibi günlük aktivitelerde zorluk yaratmaktadır. Yaşa bağlı gelişmesi en sık görülen formu olsa da genetik yatkınlık ve çevresel faktörler de süreci hızlandırabilmektedir. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi, görme kaybının ilerleyişini yavaşlatmada uygulanacak tedavi yöntemleri için önemli bir unsur olarak yer almaktadır.

Gözde Sarı Nokta Hastalığı Neden Olur?

Gözde sarı nokta hastalığı; yaşlanma, genetik faktörler ve güneşe uzun süre maruz kalma gibi etkenler nedeniyle oluşmaktadır. Yaşlanma sürecinde retina hücrelerinde biriken atık maddeler hasara yol açmakta ve bu da hücrelerin zamanla zayıflamasını sağlayarak merkezi görme kalitesini düşürmektedir. Bu süreçte ise sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve ultraviyole ışınlara maruziyet riski gözde sarı nokta hastalığına neden olma riskini arttırmaktadır. Hastalığın nedeni çok boyutlu bir yapıya sahip olsa da gözde sarı nokta hastalığı neden olur diye bakıldığında temel sebepler şunlardır:

  • Retina pigment epitelinde yaşa bağlı fonksiyon kaybı
  • Aile öyküsü ve spesifik genetik mutasyonlar
  • Sigara kullanımına bağlı vasküler hasar
  • Retinal kan akımını bozan hipertansiyon
  • Mavi ışık ve UV ışınlarına kronik maruziyet
  • Antioksidan yönünden fakir beslenme düzeni
  • Oksidatif stres ve serbest radikal birikimi
  • Lipid metabolizması bozuklukları ve obezite

Sarı Nokta Hastalığı Türleri Nelerdir?

Sarı nokta hastalığı iki ana türe ayrılır: kuru tip ve ıslak tip olmak üzere farklı klinik ilerleyişte incelenmektedir. Kuru tip daha yavaş seyreden ve retina tabakasındaki incelme ile ilerleyen formdur. Islak tip ise görme kaybının daha hızlı geliştiği, anormal damar oluşumunun görüldüğü daha agresif bir tablo olarak görülmektedir. Hastanın hangi tipte olduğu tedavi planının belirlenmesinde ve erken ayrım yapılarak kalıcı görme kaybı riskini azaltmada önemli bir rol oynamaktadır.

1)Kuru (Atrofik) Tip Sarı Nokta Hastalığı

%85-90 oranla yaygın olanıdır ve daha yavaş ilerlemektedir. Makula bölgesindeki hücreler zamanla incelir ve ölür. Buna bağlı olarak gözde “drusen” denilen sarımsı birikintiler oluşur. Erken evrede görme hafif bulanıklaşır, okuma zorlaşır, renkler soluklaşır. İleri evrede merkezi görmede ciddi kayıp olur ama tamamen körlük yapmamaktadır.

2)Yaş (Eksüdatif / Neovasküler) Tip Sarı Nokta Hastalığı

10-15 oranında daha nadir görülür ve hızlı görme kaybına yol açmaktadır. Makulanın altında anormal yeni damarlar (neovaskülarizasyon) oluşur. Bu damarlar sızdırır, kanar ve makulada ödemli yara dokusu yaratır. Görme merkezinde kararma ve çizgilerin eğri-büğrü görünmesine sebep olmaktadır.

Sarı Nokta Hastalığı Kimlerde Görülür?

Sarı nokta hastalığı, en sık 55 yaş üstü bireylerde ortaya çıksa da genetik yatkınlığı olanlarda daha erken yaşlarda görülebilmektedir. Uzun yıllar güneş ışığına korumasız maruz kalan ve sigara kullanan bireylerde risk daha fazladır. Ayrıca hipertansiyon, obezite ve düzensiz beslenme gibi yaşam tarzı faktörleri de hastalığın oluşma olasılığını yükseltmektedir. Aile hikayesi bulunan kişilerde görülme ihtimali daha yüksek olduğu için bu risk gruplarının düzenli göz muayenesi yaptırması önem taşımaktadır.

Sarı Nokta Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sarı nokta hastalığının belirtileri genellikle merkezi görmede bulanıklık ve düz çizgilerin eğri görünmesiyle kendini belli etmektedir. Okuma sırasında harflerin net görülememesi ve renk algısında azalma sık karşılaşılan bulgular arasında yer almaktadır. Işık değişimlerine uyum güçlüğü ve görüş alanının merkezinde karanlık bir leke oluşması hastalığın ilerlediğini göstermektedir. Bu belirtiler yavaş veya ani şekilde gelişebilir fakat erken fark edilmediğinde göre kaybının kalıcı hale gelebilme riski göz önünde bulundurulmalıdır. Sarı nokta hastalığının belirtileri özetle şu şekilde sıralanabilir:

Sarı nokta hastalığında sıkça karşılaşılan klinik belirtiler şunlardır:

  • Merkezi görme alanında bulanıklık ve netlik kaybı
  • Düz çizgilerin dalgalı veya kırık algılanması
  • Görme sahasının ortasında beliren karanlık leke
  • Renklerin soluklaşması ve kontrast kaybı
  • Yüzleri tanımada ve okumada zorluk çekme
  • Loş ortamlarda ve gece görüşünde zayıflama
  • Parlak ışıktan karanlığa geçişte adaptasyon güçlüğü
  • Nesnelerin boyutlarının olduğundan farklı algılanması

Gözde Sarı Nokta Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavi yöntemleri hastalığın tipine ve ilerleme hızına göre değişiklik göstermektedir. Islak tipte uygulanan enjeksiyon tedavileri damarlanmanın kontrol altına alınmasını hedeflemektedir. Kuru tipte ise takviye destekleri ve yaşam tarzı düzenlemeleri görme fonksiyonunu korumayı amaçlamaktadır. Düzenli göz muayenesi, beslenme düzeninin iyileştirilmesi ve sigaranın bırakılması tedaviyi destekleyen temel yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Bunlara ek olarak ozon tedavisi gibi tamamlayıcı destek uygulamaları da görme kalitesinin korunmasına yardımcı olmaktadır.

  • Ozon tedavisi
  • Intravitreal Anti-VEGF ilaç enjeksiyonları
  • Anormal damarları hedefleyen fotodinamik tedavi
  • Sızıntıyı durduran termal lazer fotokoagülasyon
  • AREDS2 formüllü vitamin ve mineral destekleri
  • Retinal oksijenlenmeyi artıran majör ozon tedavisi
  • Sistemik dolaşımı düzenleyen rektal ozon uygulaması
  • Teleskopik göz içi lens implantasyonu
  • Az görmeye yardımcı optik rehabilitasyon araçları
  • Mavi ışık hasarını önleyen filtreli gözlükler
  • Lipid profilini düzenleyen anti-inflamatuar beslenme

Ozon Tedavisi Nedir?

Ozon tedavisi, vücudun oksijen kullanım kapasitesini artırmayı hedefleyen bir destek yöntemidir. Bu uygulamada amaç, dolaşım sistemini daha verimli hale getirerek dokuların ihtiyaç duyduğu oksijen kapasitesini desteklemektir. Uygulama seanslar halinde planlanır ve uzman kontrolünde gerçekleştirilmektedir.  Hücresel faaliyetlerin dengelenmesine yardımcı olduğu bilindiği için çeşitli kronik durumlarda destekleyici bir yöntem olarak tercih edilmektedir. Klinik uygulamalarda özellikle dolaşım ve bağışıklık sistemine olumlu etkileri nedeniyle göz hastalıklarında da tamamlayıcı seçenek olarak değerlendirilmektedir.

Sarı Nokta Hastalığında Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

Sarı nokta hastalığında uygulanan ozon tedavisi, eritrositlerin esnekliğini artırarak retinal kılcal damarlardaki kan akışını optimize ettiği için doku beslenmesine doğrudan katkı sağlamaktadır. Oksidatif stresin makula dejenerasyonundaki yıkıcı etkisini azaltan bu yöntem, antioksidan enzim sistemlerini aktive ederek hücre canlılığını korumaya yardımcı olmaktadır. Retina pigment epitelinin metabolik aktivitelerini düzenlemesi sebebiyle, özellikle kuru tip sarı nokta hastalığında görme kaybı sürecini yavaşlatıcı bir etki göstermektedir. Tedavi, standart tıbbi yöntemlerle kombine edildiğinde görsel fonksiyonların korunmasını desteklemektedir.

Sarı nokta hastalığında ozon tedavisinin sağladığı başlıca faydalar şunlardır:

  • Retina dokusundaki oksijen satürasyonunu artırma
  • Hücresel düzeyde enerji üretimini destekleme
  • Göz arkasındaki mikro dolaşımı hızlandırma
  • Vücudun antioksidan savunma mekanizmasını güçlendirme
  • Retinal inflamasyonu ve ödemi azaltma
  • Görsel kontrast duyarlılığını iyileştirme
  • Kuru tip hastalığın ilerleme hızını yavaşlatma
  • Hasar görmüş retina hücrelerinin onarımını tetikleme

Sarı Nokta Hastalığında Ozon Tedavisi Kaç Seans Alınmalıdır?

Ozon tedavisi seans sayısı; hastanın klinik durumuna, hastalığın evresine ve tedaviye verdiği yanıta göre kişiselleştirilmektedir. Genellikle başlangıçta haftada bir veya iki seans önerilebilir, ardından idame dozlarına geçilebilir. Toplam seans sayısı, birkaç haftadan birkaç aya kadar değişebilmektedir. Erken dönemde seansların daha sık uygulanması tercih edilirken tedaviye verilen yanıt takip edilerek ilerleyen süreçte seans aralıkları uzatılabilmektedir.

SSS;

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Sarı nokta hastalığı, makula bölgesinin bozulmasıyla ortaya çıkan ve merkezi görmeyi etkileyen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Yaşa bağlı gelişmesi yaygındır ve erken tespit edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilmektedir.

Sarı Nokta Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sarı nokta hastalığı belirtileri; merkezi görme kaybı, düz çizgilerin eğri görünmesi, renk algısında azalma ve okuma güçlüğü olarak kendini elli etmektedir. Hastalık ilerledikçe görüş alanının merkezinde karanlık bir nokta oluşabilmektedir.

Sarı Nokta Hastalığı Yorumları Nelerdir?

Hastalarla yapılan görüşmelerde, erken teşhisin ve uygun tedavinin yaşam kalitesini korumada önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bu hastalıkla yaşayan birçok kişi en çok okuma zorluklarından ve görüntü netliğinin azalmasından şikayet etmektedir. Bazıları ani bulanıklık atakları yaşarken, bazıları yavaş ilerleyen bir kayıptan bahsederler.

Ozon Tedavisi Sarı Nokta Hastalığını Tamamen İyileştirir Mi?

Ozon tedavisi, hasar gören retina hücrelerini tamamen yenileyerek hastalığı ortadan kaldırmaz ancak mevcut sağlıklı hücrelerin korunmasını sağladığı için hastalığın ilerleyişini yavaşlatmaktadır. Dejeneratif bir süreç olan sarı nokta hastalığında bu yöntem, tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Görme kalitesini artırma ve mevcut vizyonu koruma potansiyeli nedeniyle destekleyici bir çözüm olarak kabul edilmektedir.

Sarı Nokta Hastaları Ozon Tedavisinden Ne Zaman Sonuç Alır?

Dolaşım sisteminin düzenlenmesi ve doku oksijenlenmesinin artması belirli bir süreç gerektirdiğinden, hastalar genellikle 5. veya 6. seanstan itibaren görme netliğinde kısmi iyileşmeler hissetmeye başlamaktadır. Hücresel onarımın aktif hale gelmesi ve antioksidan etkinin zirveye ulaşması kümülatif bir etki yarattığı için tedavinin tamamlanması önem arz etmektedir.

Randevu Formu